Tayland deyince aklınıza neler geliyor? Egzotik adalar, sokak lezzetleri, görkemli tapınaklar ve güler yüzlü insanların ülkesi... Tayland halkının sıcakkanlı ve misafirperver olmasının temelinde yatan, bu kültüre özgü derin bir kavram var: Greng Jai (Kreng Jai). Bugün bu duyguyu tanıyacağız.
Greng jai; birine yük olmaktan, zahmet vermekten ya da birini zor durumda bırakmaktan kaçınma ve başkasının rahatını kendi isteklerinin önüne koyma halini ifade eder. Aslında bu duygu bizim kültürümüze de hiç yabancı değildir. Bizde de yük olmaktan çekinme, karşı tarafı zahmete sokmama ve mahcup olma duygusunda benzer bir karşılık bulur.
Başkalarını düşünmek elbette kıymetli; fakat zihnime şu soru takılıyor: Başkalarını gözetirken kendimizi ne kadar ihmal ediyoruz? Bu konuda dengeyi kurabiliyor muyuz?
Sürekli başkalarını düşünerek yaşayan birinin hayatı, dışarıdan bakıldığında son derece "uyumlu", "zarif" ve "çatışmasız" gibi görünse de, iç dünyasında oldukça yorucu ve yalnızdır.
Psikolojik ve duygusal açıdan bu yaşam tarzının getirdiği bedeller şöyledir:
1. Kendi ihtiyaçlarını, üzüntüsünü veya yorgunluğunu sürekli erteleyen kişi, duygularını bastırmak zorunda kalır. Bastırılan duygular zamanla bedende ve zihinde birikir; bu da kronik bir içsel yorgunluğa, enerjisizliğe ve "tükenmişlik" hissine dönüşebilir.
2. Başkasını rahatsız etme veya incitme korkusu, kişinin sınır koymasını neredeyse imkansız hale getirir. Hayır diyemediği için istemediği sorumlulukları yüklenir; zamanından, enerjisinden ve kişisel alanından sürekli taviz verir.
3. Kişi ne kadar "gönüllü" fedakarlık yapıyor gibi görünse de, ihtiyaçlarının sürekli göz ardı edilmesi, zamanla içinde gizli bir kırgınlık yaratır. “Ben herkesi bu kadar düşünürken neden kimse beni düşünmüyor?” sorusu zihnine yerleşir. Ancak bu sitem dışarı vurulamadığı için pasif öfkeye veya kişinin kendisine yönelttiği bir suçluluk duygusuna dönüşebilir.
4. Sürekli başkalarının beklentilerine göre şekillenen biri, bir süre sonra “Ben gerçekten ne istiyorum?”, “Şu an neye ihtiyacım var?” sorularının yanıtını veremez hale gelir. Kendi istek ve tercihleri giderek silikleşir.
5. Karşı tarafla kurulan bağ dışarıdan çok yakın gibi görünse de aslında eksiktir. Sürekli "veren" veya "uyum sağlayan" taraf olmak, ilişkide dengeyi bozar ve ilişkiyi tek taraflı bir duygusal bakıcılığa dönüştürür.
Sağlıklı ilişkiler tek taraflı fedakârlıkla yürümez. İçten bir bağ, yalnızca karşı tarafı değil, kendimizi de şefkatle kapsayabildiğimizde kurulur. Başkalarının ihtiyaçlarını gözetirken kendimize de alan açabildiğimizde, ilişkilerimizde çok daha hafif ve rahat hissederiz.
Birçok insan, "iyi insan" olmayı kendi ihtiyaçlarını ertelemekle karıştırabiliyor. "Rahatsız etmeyeyim", "yormayayım", "üzmeyeyim" derken zamanla kendi yorgunluğunu, üzüntüsünü ve ihtiyaçlarını görünmez hale getiriyor.
Öte yandan, bireyselliğin aşırı ön plana çıkarıldığı; her şeyin "önce ben" anlayışıyla değerlendirildiği günümüzün Haz, Hız ve Bencillik Çağı’nda, ötekinin varlığına, zamanına ve duygularına hürmet eden böyle bir kavramın varlığı çok değerli.
İhtiyacımız olan şey, Greng Jai’nin sunduğu zarafeti tamamen terk etmek değil; başkasını düşünürken kendi istek ve ihtiyaçlarımızı da şefkatle ifade edebileceğimiz dengeli bir tutum geliştirmektir. İnsanın başkalarına gösterdiği hassasiyeti ve nezaketi kendi ruhuna da borçlu olduğu unutulmamalıdır.
Sizler için düşünme soruları bırakıyorum
- Hayatınızda Greng Jai hissinin ağır bastığı bir an oldu mu? Kendinizi en çok hangi durumlarda geri planda bırakırken yakalıyorsunuz?
- Başkalarının yükünü hafifletmeye çalışırken kendi yükünüzü sessizce taşımaya ne zaman alıştınız?
- Sizce başkalarını gözetmek ile kendini ihmal etmemek arasındaki denge nasıl kurulabilir?
Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.



Güzel kardeşim öncelikle harika ve çok akıcı bir yazı olmuş seni tebrik ediyorum ve kitap çıkarırsan ilk ben alırım sanki😇😇 ... Yazdıklarına gelınce çok tanıdık geldi. Biz buna DİĞERGAMLIK dedik yıllarca kendi nefsine başkalrının nefsini tercih etmek bunu Allah rızası için yaptığında çok öyle insanı yıprattığını düşünmüyorum beklentisiz olmak karşidakinden bir karşılık ummamak sadece Rıza eksenli yaşamak ayrı bir hafiflik gerçekten.Ancak zaman içinde insanlar çoğunlukla bunu suistimal ediyorlar o kesin😔😔 buna katlanmak yoruyor insanı ve malesef bu da etrafındaki insanların kalitesiyle alakalı oluyor bu defa da biraz yalnız kalma riski oluşuyor. Benim gibi 50 yaşını geçipte bide fıtrat haline gelmişse insan kendini değiştiremiyor maalesef. Yine de sevdim ben bu duyguyu insana verdiği haz tarif edilemez🤌🏻🤌🏻💖💖💖
Greng jai yemek acı olmuş demezde, acıya daha dayanıklı bir hale gelmeliyim der, nerede greng jai yaşadığımı sordum kendime,Milletçe bir ötesine geçmiş olabiliriz, ses çıkarmadan o acıyı yiyoruz çoğu zaman kibar kaba fark etmez konuşmamayı tercih ediyorum, insan en çok söyleyemedikleridir diyor bir şair, bana kalsın bazı cümleler,daha çok ben olurum daha çok bende olurum harika bir yazı olmuş Hocam ellerinize sağlık
Canım ablam yüreğine sağlık 💜diğergamlık ruhunu kaybetmeden ama biraz da sınırını koruyarak yaşamak en güzeli 🌸
Değerli Tuğba hocam yazıyı okuyunca Aaaa bu benim diye içimden haykırmak geldi evet Bizler Yaşımız itibarıyla kaybolan bir nesiliz sanırım kişi yaşadığı çevre çevrenin getirdikleri ve gelenekleriyle büyür şekillenir. Bizim çevremiz ve geleneklerimiz de kendinden vazgeçmeyi karşıdaki insanı daha çok ön planda tutmayı veya karşıdaki insanın beklentilerine daha çok cevap vermeyi öğretti. Bizler ilerleyen yaşımızda olayları tahlil ettiğimizde bunun yanlış tarafları olduğunu da fark ettik Evet empati çok güzel fakat kendini yok sayacak kadar Empati kurmak kişiye zarar vermekte. Sorsanız bunu ne kadar sürede öğrendin ya da fark ettin diye hepimiz için Sanırım uzun yıllar geçmiştir. En azından benim için böyle her ne kadar çalışmalarınıza katılamasam da sizleri uzaktan izliyorum bayanlar olarak kişisel gelişiminiz adına yaptığınız çalışmaları takdir ediyorum ve kendi adıma alınması gereken Payı almaya çalışıyorum Bu yazı da onlardan bir tanesi Emeğinize sağlık hocam Çok aydınlatıcı olmuş çalışmalarınızın ve Başarılarınızın devamını dilerim🩷🩷🩷
Kıymetli arkadaşım Emine hanım, harika bir örnek olmuş ve yazıyı derinleştirmis paylaşımın, güzel yüreğine sağlık🌸
Sevgili Ayşe hocam, çok onure oldum teşekkür ediyorum. Evet bizim kulturumuzde çok doğal olan bir duygu ve çokca normallestirdiğimiz ve bir o kadar da yorulduğumuz🌿
Çok güzel bir yazı tebrik ederim.
Teşekkür ederim nazik yorumunuz için🙏🏻
Yazı dizinizi takip ediyorum hocam. Her seferinde kendimden bir parça bulup, yeni bir şey öğreniyorum. Bu yazıda öğrendiğim şey, kendime olan saygımın ölçüsünün farkına varmak, benim için kendinden vazgeçenlere saygı duymak. Teşekkür ederim
Tesekkür ederim yorumunuz için Nalan hanım, ne güzel bir çıkarımda bulunmuşsuniz🙏🏻🌸