Türkiye'de insanlar diğer ülkelere büyük ilgi duyarlar. Bu bağlamda herhangi bir sohbetin başında Türklerin size "Nerelisin?" diye sorması gayet doğaldır. Ancak biraz daha uzun bir sohbet etme fırsatı bulursanız, ülkenizi sorarak ve o ülke hakkında bildikleri varsa bunları paylaşarak aslında sizinle bir bağ kurmaya ve diyaloğu güzelleştirmeye çalıştıklarını anlarsınız.
Son dört yıl içinde hem Türkiye'de hem de yurt dışında yaşayan Türk insanlarla tanışma fırsatım oldu. İstanbul ve büyükşehirlerin dışındaki pek çok Türk vatandaşının, Etiyopya adlı ülke hakkında maalesef hiçbir fikri yok. Bazıları adını duymuş olsa da nerede bulunduğunu bilmiyor. Ancak uluslararası alanda iş yapanlar, öğretmenler ve tüccarların çoğu Etiyopya hakkında bilgi sahibidir. Dünyanın en eski ülkelerinden biri olan Etiyopya hakkında Türklerin pek malumatlarının olmaması beni hep şaşırtmıştır; zira Türkler bu ülkeyi daha çok "Habeşistan" veya "Eski Habeşistan" adıyla bilirler. Yani Türkiye'de "Etiyopya" ismi pek yaygın kullanılmıyor. Bir süre sonra fark ettim ki, "Habeshi" veya "Habeşa" kökenli olduğumu söylediğimde insanlar beni daha iyi anlıyor. Nitekim bu ifadeyi kullanmaya başladığımda, insanların %90’ının “İlk Hicret” ve diğer tarihi olaylar hakkında bilgi sahibi olduğunu gördüm.
Etiyopya Afrika'da İslam’ı kabul eden ilk ülkedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) sahabelerini ilk kez Etiyopya'ya göndermiş ve ilk hicret de bu ülkeye gerçekleşmiştir. İslam tarihinde ayrıca Bilal Habeşi (Bilal bin Rabah), Necaşi (Ashama bin Abcar) ve Ümmü Eymen (Bereke) gibi önemli şahsiyetlerden de bahsedilebilir. Aynı zamanda Etiyopya, Afrika'da Hristiyanlığı kabul eden ilk ülkedir. Ayrıca dünya genelinde de Hristiyanlığı resmen benimseyen ilk ülkelerden biridir.Bundan dolayı Etiyopya, hem İslam hem de Hristiyanlık tarihinde son derece önemli bir role sahiptir. Etiyopya’nın hikayesi bununla sınırlı değildir. Orada başlayıp günümüze kadar devam eder. Etiyopya hem İslam’a hem Hristiyanlığa ev sahipliği yapmaktadır. Burada insanlar birbirlerine ayrım yapmaksızın yardım ederek, sevgi ve kardeşlik duyguları içinde uyum içinde yaşamaktadır.
Etiyopya'yı kısa bir yazıyla anlatmak çok zordur. Bununla birlikte bana göre mutlaka bilinmesi gereken noktaları paylaşabilirim: Etiyopya, faşist İtalya'yı mağlup ederek sömürge altına girmemiş tek Afrika ülkesidir. Etiyopya kahvenin doğum yeri olarak da kabul edilir. Ülkenin ihracatında en büyük payı kahve sektörü oluşturur. Bu sektör dünyada ilk 5 arasında yer almaktadır. Yeri gelmişken hemen soralım: Siz Etiyopya kahvesini denediniz mi? Etiyopya'da genel olarak 80 den fazla dil konuşulmaktadır. Bunlardan biri de ülkenin ulusal dili olan ve kendine özgü bir alfabeye sahip bulunan Amharca’dır. Bu durum, Etiyopya'nın ne kadar bağımsız bir ülke olduğunun bir göstergesidir. Etiyopya'nın başkenti olan Addis Ababa, 5 milyona yaklaşan nüfusuyla büyük bir şehir olmasının yanı sıra Afrika Birliği'ne ev sahipliği yapmasıyla ve Afrika'nın siyasi ve ekonomik açıdan önemli şehirlerinden biri olmasıyla da öne çıkmaktadır.
Yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, bir ülkeyi birkaç satırla tanıtmak oldukça zordur; ama bunu Etiyopya'ya dair basit bir giriş olarak kabul edelim. Sonraki yazılarımda Etiyopya’yla ilgili daha detaylı bilgiler vermeye çalışacağım.

What a well instructed and thoughtful article about this beautiful country.
Simple yet super well-written article. Looking forward for more.
Çok merak ettiğim hakkında güzel şeyler duyduğum bir ülke. Gerek kültürü ve tarihi gerekse dağlık bölgelerini çok merak ediyorum. Bir gün ziyaret ederiz inşallah. Aslında Etiyopya‘yı anlatan bir yazı dizisi hazırlarsanız keyifle okurduk. Selamlar